Başarısız Addedilme Korkusu ve Destekleyici Tutumun Etkisi

Kişilere yönelik yapılan olumsuz etiketlemelerin akademik anlamda performans düşüşlerine yol açan etkenler olduğundan sıkça bahsediliyor. Bu çalışmalardan etkilenen Good ve arkadaşları da, önyargılı bir şekilde başarısız olarak etiketlenme tehdidinin ortaokul öğrencileri üzerindeki etkilerini azaltmayı hedefleyen bir müdahale programını kapsayan araştırma yürütüyorlar. Araştırma, Teksas’da bulunan 7.sınıf öğrencilerinden oluşan 138 katılımcı ile gerçekleştiriliyor. Önceden yapılan çalışmalar, kız veya farklı etnik kökene sahip olan öğrencilerin, daha başarısız olduklarına yönelik önyargıların sıklığına değiniyor. Bu sebeple, Good ve arkadaşları, katılımcılar arasında Afro-Amerikan, kız ve İspanyol kökenli öğrencilere yer veriyor.

Araştırma kapsamında, 4 farklı müdahale grubu oluşturuluyor. Her grupta bulunan 7.sınıf öğrencilerine, üniversite öğrencilerinden oluşan bir ekip tarafından rehberlik yapılıyor. İlk müdahale grubundaki rehberler tarafından ortaokul öğrencilerine, beynin gelişime açık bir yapısının olduğuna ve hayat boyu bu gelişimin devam ettiğine yönelik bilgilendirmeler veriliyor. İkinci müdahale grubundaki rehberler ise, liseye geçiş sürecinin hemen her öğrenci için zorlu bir süreç olmasına, ancak yeni ortama alışıldıktan sonra bu sürecin iyileştiğine dair bilgilendirmeleri aktarıyorlar. Diğer grupta, birinci ve ikinci grubun birleşimini içeren bilgilendirmelere yer veriliyor. Yani, bu grupta, hem beynin gelişime açık yapısı, hem de değişen eğitim ortamlarına adapte olma süreçleri hakkında bilgiler ortaokul öğrencilerine sunuluyor. Son grup ise, kontrol amaçlı olarak oluşturuluyor. Bu gruptaki öğrenciler, madde kullanımın zararları hakkında bilgilendirmelere tabii tutuluyorlar. Bu süreç, sene boyunca devam ediyor ve yıl sonunda tüm gruplardaki öğrenciler devlet tarafından uygulanan bir sınava giriyorlar.

Sınav sonuçları ise oldukça ilgi çekici noktaları ortaya koyuyor. Son grupta bulunan ve sene boyunca madde kullanımının akademik ve genel zararları hakkında bilgilendirme alan öğrencilerinin matematik testleri puanlarında önemli ölçüde bir cinsiyet farkı ortaya çıkıyor. Bu gruptaki erkek öğrenciler, kız öğrencilerden anlamlı ölçüde daha iyi performans gösteriyorlar. Ancak, söz konusu diğer 3 grup olduğu zaman, bu cinsiyet farkının ortadan kaybolduğu görülüyor. Yani, diğer 3 grupta kız öğrencilerin matematik performansı ile erkek öğrencilerinkiler arasında anlamlı bir fark bulunamıyor. Başka bir deyişle, sene boyunca rehberlerinden aldıkları bilgilendirmelerin etkisiyle, genelde matematik alanında başarısız olduklarına dair bir etiketlenmeye maruz kalmış olan kız öğrencilerinin performanslarının üzerinden bu etiketlerin gölgesi kalkıyor.

Sınavın bir diğer bölümü olan okuma kısmıyla ilgili de benzer sonuçlar ortaya çıkıyor. İlk grupta bulunan öğrenciler (sene boyunca madde kullanımın zararlarının anlatıldığı) bu alanda en düşük performansı sergileyenler oluyorlar. Söz konusu beyin gelişimi ve yeni eğitim ortamlarına adaptasyon olan gruplardaki tüm öğrenciler, okuma alanındaki daha iyi performans gösteriyorlar. Ancak, bu gelişim, kız ve farklı etnik gruplarından olan öğrenciler için daha da anlamlı bir şekilde gerçekleşiyor.

Tüm bu sonuçlar, yapılan rehberliğin içeriğinin sadece öğrencilerin düşüncelerini değil, aynı zamanda davranış ve tutumlarını da değiştirmelerine yol açtığını açık bir şekilde gösteriyor. Bu içeriğin öğrencilerin cesaretlendirecek şekilde daha olumlu ve umut veren noktalara odaklanması halinde, akademik başarı değerleri artmaya; bu başarıların önündeki engeller ise kırılmaya başlıyor.  Araştırmacılar tarafından bu çalışma ile ergenler tarafından deneyimlenen akademik duruşlarıyla ilgili kaygı, düşük performans ve öz-suçlamayı azaltmaya yardımcı olabilecek başarılı bir strateji ortaya koyulduğuna dikkat çekiliyor.

Kaynak:

Good, C., Aronson, J., & Inzlicht, M. (2003). Improving adolescents’ standardized test performance: An intervention to reduce the effects of stereotype threat. Journal of Applied Developmental Psychology24 (6), 645 – 662.

385