Fiziksel Temasın Çocuklarla Kurulan İletişimde ve Davranış Üzerindeki Etkisi

Bir kişiyle kurulan iletişimde, omuza dokunma, sırt sıvazlama gibi fiziksel temasların stresi ve kaygıyı azaltması; bireyler arasındaki bağlılığı, uyumu ve yardımsever davranışların da artmasına sağladığı katkılar temasın faydalarından bazıları. Leonard ve arkadaşları (2014) ise bu konunun en az çalışıldığı grup olan çocukları seçerek bir araştırma gerçekleştiriyor.

 Araştırmada yaklaşık olarak 5 saniye süren kısa bir fiziksel temasın çocukların haz verecek bir davranışı (şeker yemek) erteleme ve uyumlu davranış gösterme üzerindeki etkisini inceliyor. Kayda değer sayıda araştırma, hazlarını erteleyebilme becerisine sahip olan çocukların ileride madde bağımlılığı geliştirme olasılıklarının daha az olduğu, diğer insanlarla daha iyi ilişkiler geliştirdiklerini ve öz-yeterliliklerinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu bilgiler de araştırmanın önemini ortaya koyuyor.

 Araştırma  iki farklı grupta yer almak üzere 5 yaşında 44 çocuğun katılımı ile gerçekleştiriliyor. Oluşturulan deney ortamında, araştırmacı iki gruptaki çocuklara da izin verene kadar şekeri bulmaya çalışmamalarını ve yememelerini söylüyor. Ancak, bir gruptaki çocuklar bu yönergeleri araştırmacı tarafından sırtlarına dokunarak alırken diğer gruptaki çocuklar tensel temas içermeyen bir şekilde bilgilendiriliyor. Daha sonrasında 10 dakikalık bir süre boyunca odada yalnız bırakılan çocuklar gözlemleniyor. Çocukların hâlihazırda sahip olduğu öz-düzenleme becerisi gibi etki yaratabilecek faktörler ise sonuçları etkilemeyecek şekilde kontrol altına alınıyor.

Yalnız kaldıkları süre boyunca iki gruptaki çocuklar da izin almadan şekeri arıyor ve yeme eğilimi gösteriyorlar. Ancak, araştırmacı ile tensel temas kuran çocuklar diğerlerine kıyasla ortalama olarak 2 dakika daha fazla bekliyorlar. Bu sonuçlar, tensel temasın uyum sağlama davranışlarından ziyade haz erteleyebilme becerileri üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Bu etkinin olası sebebini ise araştırmacılar iki şekilde yorumluyor. İlk yorum, temas sayesinde artan ilişki kalitesi ve samimiyetle paralel olarak bekleme süresinin daha kısa algılanabileceği şeklinde. İkinci yorum ise, kısa süreli de olsa kurulan tensel temasın yalnız kalınan süreçte kaygı ve stres üzerindeki azaltıcı etkisiyle ilgili. Yani, bu yorumlara göre, bu çocuklar ya zamanın daha hızlı aktığını hissettikleri için ya da daha az stresli/kaygılı oldukları için daha uzun süre bekleyebiliyorlar.

Basit sayılabilecek bir müdahale ile çocukların davranışları üzerinde olumlu etki yaratabileceğini dikkat çeken araştırma, aile üyeleri ve eğitimcilere de değerli bir araç sunuyor. 

Kaynak:

Leonard, J. A., Berkowitz, T., & Shusterman, A. (2014). The effect of friendly touch on delay of gratification in preschool children. Quarterly Journal of Experimental Psychology67 (11), 2123 – 2133.

265